Çeşitli türevleriyle anti aging’ in efsane güzellik iksiri hyalüronik asit, % 100 saf olarak üretildi ve yepyeni bir kullanım biçimiyle cilt gençleştirmede de kullanılmaya başlandı. IAL Sistem adı verilen ve % 100 saf hyalüronik asit kullanarak oluşturulan bu gençleştirme programında, cilde 3 defa farklı aralıklarla minik aşılar yapılıyor ve cildin kendi kendini onaran, nem ve esneklik sağlayan, sıkılaştıran hücrelere çalışma emri veriliyor. Sonuç; 2. günden itibaren ciltte belirgin canlılık, parlaklık, kırışıklıklarda hafifleme ve gerginlik... Monica Bellucci, Juliette Binoche gibi yaş aldıkça güzelleşen aktristlerin kullandığı IAL Mucizesi, sizin de aradığınız gençlik aşısı olabilir!
Anti-aging’in gözle görebileceğiniz sonuçlarını, estetik cerrahide ve hyalüronik asit kullanarak yapılan dolgularda alabiliriz. İp gibi olan üst dudağınız bir anda dolgunlaşır, sizi yorgun, mutsuz ve yaşlı gösteren çökmüş yanaklarınız toparlanır. Sonucu, hemen elinize alır almaz görürsünüz. Bugüne kadar birçok alanda kullanılan bu asit; vücuttaki nem, esneklik ve hücre yenilenmesini sağlayan kollajenleri harekete geçiriyor. IAL Sistem’in farkı ise bu asidin % 100 saf halini kullanması ve dolgunun yanı sıra cildin genel olarak gençleşip yenilenmesini sağlayacak türevlerinin de bulunması. Gerçekten de bir tür gençlik aşısı.
Bu aşı (IAL Sistem) 0-15-21. günlerde uygulanıyor ve olumlu etkiler 2.günden itibaren ciltte parlaklık, ışıltı ile kendini gösteriyor. Alkol, sigara, akne, güneş ve solaryumdan dolayı zarar görmüş ciltlerde diğer tedavilerle birlikte tamamlayıcı uygulama olarak da kullanılan IAL Sitem; Avrupa ve Amerika’da yaklaşık 5 senedir kullanıldı ve sonuçlar yüz güldürücü oldu.
Soğuk zincir sistemiyle taşınan ve mutlaka tıp hekimleri tarafından uygulanması gereken IAL Sistemi Türkiye’de de Ankara’da faaliyet gösteren Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahı Uzmanı Dr. Orhan Murat Özdemir uygulamaya başladı. Sistemi, öncelikle yakın çevresinin denediğini ve sonuçlardan emin olduktan sonra kliniğinde uygulamaya başladığını ifade eden Dr. Orhan Murat Özdemir; uygulamanın çok kolay, acısız, konforlu oluşu ve çabuk sonuç alındığı için büyük ilgi göreceğini tahmin ettiğini belirtti.
Özdemir; Hyalüronik asit ve IAL Sitem hakkında merak ettiğimiz soruları da yanıtladı.
Asit normalde hepimizin kaçındığı bir maddedir, Hyalüronik asit’in kerameti nedir?
Hyalüronik asit, vücudun en önemli yapı taşlarından biridir ve kan damarlarından, iç organlara, cilt içinden eklemlere kadar hemen hemen her yerde bulunur. Hyalüronik asit bağ dokusunun ana yapı maddesidir. En fazla bebek cildinde bulunur canlı, nemi fazla, parlak ciltlere bebek gibi cilt dememiz bundandır. Hyalüronik asit cilde canlılığı, parlaklığı, nemi, tonusu, gerginliği veren hücre matriksini oluşturur. Ciltteki yaşlanma süreci, Hyalüronik asidin 25-30’lu yaşlardan itibaren azalması nedeniyle hız kazanır. Cilt Hyalüronik asidinin azalmasıyla canlılığını, parlaklığını, esnekliğini kaybetmeye başlar. Hyalüronik asit saf bir maddedir. Burada kimyasal ve sentetiği veya yabancı maddeyi karıştırmamakta fayda var. Dışarıdan verilecek saf hyalüronik asit, cildin savunma sistemini artıracak ve yaşlanma sürecini geriletecektir. IAL Sistem de bunu yapmaktadır.
Hylüronik asit tıpta hangi amaçlarla kullanılmaktadır?
Hyalüronik asit, tıpta hücre yenileme (doku rejenerasyonu) alanında uzun senelerdir kullanılmakta olup, tüm ülkelerde ortopedi alanında diz, omuz, kıkırdak dokusu yenilemeye yardımcı enjeksiyonlar olarak birçok alanda kullanılmıştır. Hyalüronik asit uygulamaları tıbbi uygulamalar olup, her biri ciddi üniversite araştırmaları ve klinik çalışmalar sonucunda Dünya Sağlık Teşkilatı’ndan alınan belgelerle piyasada kullanılmaktadır.
Medikal estetikte dolgularda kullanılan hyalüronik asit nasıl bir içeriğe ve işleve sahiptir? IAL sistemdeki Hyalüronik asit hangi özellikleriyle farklıdır?
Medikal Estetikte Hyalüronik Asit uygulamaları, cildin yaşlanma sürecini gerileterek cildin daha genç ve daha sağlıklı bir yapıda olmasını ve bu sağlıklı cilt yapısının da geçen zamanla sağlıklı kalmasını sağlar. IAL Sistemde hiçbir yabancı molekül içermeyen, saf halde hyalüronik asitler var. Bunlar, cilt dokusunun gençlik veren komponentlerini uyararak onların yeniden üretilmesini sağlarlar. Cilde Saf Hyalüronik asidin verilmesi hem doktor hem de hasta açısından son derece güvenilir ve faydalı bir uygulamadır.
IAL’in kullanım alanları nelerdir?
IAL Sistem; 20 yaşından itibaren tüm cilt tiplerine uygulanabilir. Hiçbir reaksiyona sebep vermemesi, cildin kendi molekül yapısında olmasından kaynaklanır. Yüzde, boyunda, dekoltede ve ellerde sıklıkla uygulanan, bu bölgelerdeki problemlerin çözülmesinde önemli etkileri olan bir yapısı vardır. En önemli kullanım alanı, Anti-aging uygulamalarıdır. Yaşlanma sürecinin cilt üzerindeki negatif etkilerinden cildi korumak amacıyla uygulanan IAL; hem önleyici hem de tamamlayıcı bir anti-aging tedavisidir.
IAL’in piyasadaki benzerlerinden farkı nedir?
IAL Sistem ACP’nin (AUTO CROSS LİNKED PROCESS) piyasadaki diğer Hyalüronik Asit’lerden farkı üretim teknolojisinde yalnızca kendisine ait patenti ile etkisinin uzun süreye yayılmasıdır. Hyalüronik asit, saf bir moleküldür ve cilt ihtiyacı olduğu için onu hemen alır ve absorbe eder yani cilt tarafından hemen emilir. Ancak IAL Sistem ACP’nin özel üretim tekniği ile Hyalüronik asit molekülü kendiyle çapraz bağlanarak cilt altında uzun süre kalır ve etkisini uzun süreye yayar. Yani cilt uzun süre parlaklığını, canlılığını ve genç görünümünü muhafaza eder.
Kimler IAL uygulaması için uygun profil oluştururlar?
Tüm cilt tipleri için endike olup, cildi dış koşullar nedeniyle zarar görmüş (Güneş, sigara, alkol kullanımı vs.) veya yaşlanma sürecine girmiş tüm ciltlerde önleyici ve tamamlayıcı bir tedavidir. IAL’in standart bir protokolü yoktur, tamamıyla doktorun ve hastanın ihtiyacı karşısında oluşturacağı tedavi protokoludur. Önerilen biçimi ise cildin bulunduğu konuma ve doktorun cilt analizi sonundaki verilerine bağlı kalmak şartıyla; haftada 1 enjeksiyondan toplam 3 veya dört enjeksiyon olarak önerilir. Yılda 2 kez tekrarlanması etkisinin uzun süre kalmasını sağlar.
Sonuçlar ne zaman ortaya çıkar ve ne gibi sonuçlar gözlenir?
2. günden itibaren ciltteki nemlenmenin arttığı, cildin doku tonusunun daha kaliteli bir konuma geldiği gözlemlenir. Tedavinin tam sonucu, hastanın durumuna göre de değişmekte olup ayrıca tedavi süresince, hastadan bol miktarda su içmesini, beslenmesine ve yaşamına özen göstermesi için tavsiyelerde bulunulur. Sağlıklı beslenme ve sağlıklı bir yaşam tarzı, tedavinin daha başarılı olasını ve uzun süre kalmasını sağlar.
Yan etkileri var mı? Kimlerde IAL uygulaması sakıncalıdır?
Hiçbir yan etkisi yoktur. Ancak, enjeksiyona bağlı iğne etkisiyle çok ufak kızarıklık, eritem vs. olabilir. Uygulamadan sonraki bir iki saat içinde tüm bu etkiler yok olur. İğneye yüksek hassasiyeti olan (Hipersensibilite) kişilerde uygulanmaz (bu tüm enjeksiyonlar için geçerlidir).
IAL uygulamadan önce ve sonra nelere dikkat etmek gerekir?
Doktor tarafından belirlenen bir tedavi protokolü olduğundan dolayı, doktor hastasının konumuna göre yapılması gerekenleri detaylarla belirtecektir. Ancak genel olarak önerilen, bol su içilmesi ve varsa sigara ve içki tüketiminin mümkünse azaltılması, cildin güneşten korunması için gerekli ürünlerin doktor tarafından belirlenerek kullanılması başlıca dikkat edilecek hususlardır.
www.orhanmuratozdemir.com
www.artplastestetik.com
Tel: 0 (312) 448 23 61
ArtPlast Estetik Cerrahi: Uğur Mumcu Cad. 14/3 Gaziosmanpaşa
Çankaya ANKARA
Dr. Murat Özdemir Kimdir?
1971 Ankara doğumludur. Tıp eğitimini 1987-1996 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde alan Özdemir; 1997-2002 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı’nda aldığı uzmanlık eğitimi ile Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı oldu. 2002- 2006 yılları arasında mecburi hizmetini Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Plastik Cerrahi Klinik şefi olarak tamamladı. Ardından 2006 yılının Ocak ayında ArtPlast Estetik Cerrahi Kliniği’ni kurdu.
1998 yılından bugüne kadar hemen hemen bütün ulusal kongrelere katılan, yurtdışı kongreleri ve toplantıları da takip etmeye çalışan Özdemir’in mesleki kariyerinde çok sayıda ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış makaleleri ve posterleri bulunmaktadır.
Dr. Murat Özdemir; Türk Tabipler Birliği(TTB), Türk Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneği(TPRCD), Türk Estetik Cerrahi Derneği(EPCD) ve Ankara Genç İşadamları Derneği(ANGİAD) üyesidir.